www.mesih.de
www.hasanmezarci.com
 
  Hazreti Mesih'in, T.C. Cumhurbaşkanına yazdığı mektup      
 

11 Ocak 2012

Sayın Cumhurbaşkanı

          1997 yılında sizin de içinde bulunduğunuz hükümet işbaşında iken, ben cezaevindeydim. Sonra siz devletin zirvesine doğru giderken, ben de hicrete doğru gittim.
Şahsen size karşı hissiyatımın müsbet olduğunu bilirsiniz. 2000 yılında Almanya’da, “beklenilen Mesih” olduğumu açıkladım. Malum medya vasıtasıyla yapılan: “Deli, kâfir, sahte Mesih...” kampanyaları sonucu, çağdaş bir engizisyonla haça gerilmiş gibi bir hayata mahkûm edildim. Bu kampanyaların her iki yüzünü de çok iyi bilen kişilerden biri olarak siz de etkilenmiş ve “deli” olduğumu düşünmüş olabilirsiniz. Şimdi ben çıkıp, (haşa) Mesih olmadığımı ilan etsem, akıllanmış derler! Bu mektubun amacı sizi ikna etmek veya herhangi bir konuda sizden yardım talep etmek değildir. Bu saatten sonra, dünyevi bir ikbal peşinde olduğumu düşünmek de doğru olmaz. Geçen yirmi yıl içinde çektiğim âlâmı, bir ben bir de Allahım bilir. Bu arada “Kur‘an-ı Mecîd - MÜCDE” isimli bir kitap yazdım ve “mesih.de” isimli internet sitesinde yayınladım. Konu Mesih olunca ister istemez Mesih'in içinden çıktığı milletler, yani Yahûdiler ve Türkiye bu kitaba konu oldu. Malum, Yahûdiler “biz Îsa'yı reddederiz ve bu iş biter” sandılar. Ama öyle olmadı. Mesih’den sonra, Havariler aracılığı ile diğer milletler inanmaya, Yahûdiler de lanetlenmeye başladı. Şimdi benzer bir durum Türkiye için söz konusudur. Kitapta her iki dönem de açık bir şekilde anlatıldı. Allah'a hamdolsun ki, ben tebliğ ettim ve vebal benden gitti. Devletin ve milletin sorumluluğunu taşıyan bir kişi olarak, şahsınızda bütün Türkiye'yi uyarmak istedim. Bu konunun vebalinin ne kadar büyük olduğunu idrak edebilecek manevi bir donanıma sahip olduğunuzu düşünmeseydim, bu mektubu yazmazdım. Yoğun mesainizin içinde: “Şimdi nereden çıktı bu...” diyerek, bu mektubu çöpe atabilirsiniz. Veya en az dönemin putperest Roma valisi kadar bir ferâset göstererek kitabı inceleyebilir ve sonra ellerinizi yıkayarak: “Ey millet, bu vebal bana ait değil, size aittir” diyebilirsiniz. Gönlüm, çok sevdiğim Türkiye'nin, Yahûdilerin durumuna benzer bir duruma düşmesine razı olmadığı için bu mektubu yazdım. Sözlerimi: “Tarih tekerrürdür diyorlar. Hiç ibret alınsaydı tekerrür edermiydi?” vecizesiyle noktalıyorum. Takdir sizindir, vesselam.

Meryemoğlu Mesih-Îsa